Engelsiz Teknoloji

Teknolojinin gelişimi ile birlikte hepimizin hayatında değişimler olduğu çok açık. Kimi teknolojiler sosyal hayatı kolaylaştırmaya yönelik iken kimileri korkutucu boyutta olabiliyor. Bu yazımda, teknoloji gelişiminin pozitif yönünü “Engelsiz Teknoloji” başlığı altında ele alacağım.

Engelli insanlar günlük yaşamlarında sağlıklı bireylere göre daha fazla problemlere maruz kalabiliyor. Bireylerin tek başına gündelik yaşamlarını sürdürebilmeleri, sosyal hayatlarında yeni aktiviteler elde edebilmeleri teknolojinin gelişimi ile birlikte çok daha kolaylaşacak gibi duruyor. Tabi üretilen ürünlerin ya da yazılımların çoğu maliyet ve destekleme yetersizliğinden dolayı prototip aşamasında kalsa bile ortaya çıkan her fikir engelsiz bir yaşam için umut aşılıyor. Umarım bu tarz program ve fikirler hem özel kuruluş hem de kamu destekleri ile birlikte çok daha fazla gelişim gösterir.

Kimi zaman haberlerde gördüğünüz kimi zaman bir yazıda karşılaştığınız birkaç teknolojik ürün ve fikirleri paylaşacağım. Umarım engelleri ortadan kaldıracak daha bir çok ürün ile tanışabiliriz.

WeWalk

Türkiye’de doğan bir girişim. Vestel ve YGA iş birliği ile üretilen akıllı bir “Beyaz Baston”. Bu ürünün akıllı baston olarak adlandırılmasındaki 3 temel özellik şu şekilde;

  1. Cihaz üzerindeki sensörler sayesinde sadece zemindeki engelleri değil kişinin önündeki veya boy seviyesindeki tabela, ağaç dalları gibi engelleri de algılayabiliyor.

  2. Bluetooth özelliği sayesinde akıllı telefonunuz ile entegre edilebiliyor. Bu sayede telefonu cebinizden çıkarmadan yol tarifi gibi fonksiyonları yönetebiliyorsunuz.

  3. Open source yazılımı sayesinde geliştiriciler bu platforma yeni uygulama yapabiliyorlar.

WeWalk


Be My Eyes

Görme engelli insanların görüntülü video görüşmeleri ile anlık destek talep ettikleri bir mobil uygulama platformu.

Sistemi, mobil uygulama üzerinden engelli ya da gönüllü bir birey olarak kendinizi tanıtarak kullanmaya başlayabilirsiniz. Görme engelli bir birey yardım talebinde bulunduğunda gönüllü kullanıcılara bildirim iletiliyor. Bildirimi cevaplayan kullanıcılar ile video görüşmesi başlatılarak yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. Örneğin, eve gelen bir kargonun ne olduğu, giyilecek bir kıyafetin renk seçimi gibi gündelik sorunlar için bile yardımcı olabiliyorsunuz.

Yardım çağrıları tercih ettiğiniz dil ayarlarına göre size yönlendiriliyor. Şu an sistemde kayıtlı 118.632 görme engelli ve 1.978.999 gönüllü kullanıcı mevcut. Siz de sisteme kayıt olarak bu topluluğun daha fazla etkileşim kurmasını sağlayabilirsiniz.

Be My Eyes


A Self-Driving Wheelchair

Singapur-MIT Araştırma ve Teknoloji Birliği tarafından üretilen, kendi kendini sürebilen bir tekerlekli sandalye.

Golf ve Scooter araçlardan yola çıkarak üretilen bu araç elektrikli sandalyelerin aksine otonom sürüş özelliği ile gideceğiniz yeri seçmeniz ile harekete geçmiş oluyor. En kısa yolu tercih ederek kontrol etmenize gerek kalmadan varış noktasına varıyorsunuz. Sensörler ve harita modülü sayesinde güzergah üzerinde önüne çıkan engellerin etrafından dolanarak en uygun yolu tercih ediyor.

Hastanelerde hemşirelerin iş yükünü azaltma amacıyla ortaya çıkan bu fikir hem yaşlıların hem de engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak gibi duruyor. Özellikle engelli bireyler kimseye bağlı olmadan çok daha özgür bir şekilde sosyal yaşamlarını sürdürebilecekler.

Akıllı tekerlekli araçların gündelik yaşama yayılması için henüz çalışmalar tamamlanmadı maalesef. Sensör ve mekanizma konusunda geliştirme maliyetinin düşürülmesi ile birlikte daha hızlı bir gelişim göstereceğine inanıyorum.

A Self-Driving Wheelchair


3D Kornea

Kornea, gözün ön tarafındaki en dış tabakadır. Kornea’yı etkileyen ciddi bir hastalık, yaralanmalar kişinin görme sorunu yaşamasına ya da tamamen görme yetisini kaybetmesine sebep olabiliyor. Günümüzde maalesef bu durumun tek tedavi yöntemi ise kornea nakli.

2018 verileri baz alındığında 15 milyon civarında kornea rahatsızlığı yaşayan kişi varken nakil için yılda ortalama 44 bin civarında donör bulunabiliyor. Dolayısıyla sadece donör ile bu sorunun çözülemeyeceği çok net.

Newcastle Üniversitesi bilim insanları tarafından bu soruna çözüm sağlayacak yeni bir yöntem ortaya atıldı. Dünyada ilk defa 3D printer ile yapay kornea geliştirildi. Şu ana kadar yapılan denemelerin sonucunda spesifik bir kornea için % 83 oranında hücrelerin uyumluluğu sağlandı. Her ne kadar bu işlemin ameliyathane ortamlarına taşınması zaman alacak olsa da hastalığın çözümü adına umut verici bir deney olarak önümüzde duracak.

Ek olarak, hücre uyumluluğunun sağlanması durumunda çok düşük maliyetli yazıcılar ile 10 dakika gibi bir sürede kornea üretimi yapılmış olacak.

Çalışmalar Experimental Eye Research dergisinde yayınlandı. Detayları aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

3D bioprinting of a corneal stroma equivalent


Biyonik Eller ve Yapay Zeka

Bilgi paylaşımının artması ve gelişen yapay zeka teknolojileri ile hastalıkları önceden tespit edebilme, yorumlayabilme ve hastalık sonrası tedavi sürecinin takibine imkan sağlıyor.

Ortopedik engelli bireylerin protez kullanımı üzerine yapılan araştırmalar yapay zeka teknolojisi ile hız kazanmış durumda. Yapılan çalışmaları aşağıda maddeler halinde paylaşıyorum. Her gelişmenin kendi içinde ne kadar büyük bir anlam taşıdığını görmek adına faydalı olacaktır.

· Ampute gruplar üzerinde yapılan testler sonucunda duygusal geri bildirim sağlayan biyonik eller tanımlandı. Science Robotics dergisinde yayınlanan makalede iki araştırma grubunun ortak çözümü ile biyonik ellere yerleştirilen elektrotlar sayesinde beyne biyonik elin ne yaptığı hakkında bilgi gönderen simülasyon sağlandı.

· Lozan’da (École Polytechnique Fédérale de Lozan) yapılan bir çalışmada biyonik el yardımı ile dört nesnenin farklı pozisyonları, yumuşak/sert nesneler arasındaki farklar hissedilebildi.

· Roma’da (Università Kampüsü BioMedico di Roma) yapılan bir çalışmada biyonik elde tutulan bir nesnenin ne zaman kayacağı hissini ve hızlı bir şekilde tepki vermesini sağlayan, kavrama hissini geliştiren çalışmalar yapıldı.

· Biyonik ellerin hareketleri öğrenebilmesi adına öncelikle sağlıklı bireyler üzerinde testler yapıldı. Deeplearning teknolojisi ile sağlıklı bireylerden toplanan sinyaller işlenerek daha hızlı öğrenme sağlandı. Farklı kullanıcıların hareketlerinin sisteme yüklenmesi sayesinde çok daha kompleks davranışların öğrenilmesi sağlandı.

Özetle, biyonik el ve bacaklar için geliştirilen teknolojiler (deneyler) gösteriyor ki yakın zamanda engelli bireyler alışma sürecini çok daha hızlı atlatarak dokunmayı, esnek hareketlerde bulunmayı, hissetmeyi deneyimleyecek.

A closed-loop hand prosthesis with simultaneous intraneural tactile and position feedback


Dünya nüfusunun % 15’i engelli bireylerden oluşuyor. Kendilerini “Dünyadaki en büyük azınlık” olarak gruplandıran engelli bireyler için hayata geçirilecek her türlü çözümün çok büyük etki yaratacağına inanıyorum. Hem daha özgür bireyler olmak hem de sosyal hayata normal bir birey gibi dahil olmak için teknolojinin çok büyük fayda sağlayacağı aşikar.

2016 Paralimpik olimpiyatları için hazırlanmış bir video ile yazımı sonlandırmak istedim. Engellerin sadece düşüncelerde olabileceğini gösteren başarılı bir çalışma.

We're The Superhumans | Rio Paralympics 2016 Trailer